Organ Bağışı Organ Bağışı Hayat Kurtarır!

Görev yapmayacak kadar hasta ve hatta bedene zararlı hale gelen bir organın, bir yenisi ve sağlamı ile değiştirilebilmesi işlemine “Organ Nakli” veya “Organ Transplantasyonu” denilir.

Günümüzde kornea, böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas ve ince barsak en çok nakledilen doku ve organlardır. Bu nakillerde organlar canlıdan (genellikle 1.derecedeki akrabalardan) veya ölülerden (kadavra) sağlanmaktadır. Örneğin kalp hastalığından ölmüş bir kişinin sağlam kornea ve böbrekleri alınıp, görmeyen insanlara ya da böbrek hastalarına nakledilmektedir. İleri kalp, karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalarda sağlıklı bir yaşam sadece organ nakli ile mümkündür.

Gerçekleştirilen organ nakillerine karşın bağışlanan organ sayısının yetersiz olması nedeniyle günümüzde bağışlanan organlar ihtiyacı karşılamamaktadır. Bugün ülkemizde böbrek bekleyen 40 binden fazla diyaliz hastası vardır. (Ne yazık ki çoğu 20-40 yaşları arası genç ve orta yaşlarda hastalardır.) Yaşamlarını makinelere düzenli aralıklarla bağlanarak sürdürebilmektedirler. Ancak kalp, karaciğer hastalarının durumları çok daha üzücüdür. Diyaliz gibi bir yardımcı tedavi olanakları da olmadığı için kısa sürede yaşamları sona ermektedir.

Türkiye’de ilk başarılı böbrek nakli 1975 yılında yapılmıştır. 1979 yılında “ORGAN VE DOKU ALINMASI, SAKLANMASI VE NAKLİ HAKKINDA” 2238 sayılı kanun çıkarılmış ve bu yasa 1982 yılında yeniden düzenlenmiştir.

Beyin ölümü gerçekleşmeden kadavradan organ nakli yapılamaz. Beyin ölümü koma veya bitkisel hayattan farklıdır, beyin fonksiyonları tamamen ve başa dönmeyecek şekilde, yani tamiri imkansız bir biçimde kaybolmuştur. Solunum ve kalp atımları yapay olarak sürdürülebilir, fakat beyin fonksiyonları yapay olarak sürdürülemez. O nedenle kişi ancak beyni öldüğü zaman ölü kabul edilebilir.Bitkisel hayatta ve komada ise bu söz konusu değildir. Beyin ölümü, kadavranın yani insan bedeninin dolaşım ve solunum sistemi işlevi suni olarak sağlanabilmesine rağmen tıbbi kesin bir ölüm olarak kabul edilir. Ölüm hali, nöroloji, nöroşiruruji, kardiyoloji ve anesteziyoloji-reanimasyon uzmanı olan toplam 4 hekimden oluşan heyet tarafından gerekli bütün tetkikler yapıldıktan sonra saptanır. Ölüm olayının tutanağını düzenleyecek bu 4 hekim, organ naklini gerçekleştirecek olan hekim ekibinden bağımsızdır.

Bağışladığınız organlar para veya herhangi bir menfaat karşılığı başkasına verilemez. Ulusal koordinasyon sistemi ile ülkemiz içindeki tıbben acilliği  ve doku uyumuna göre en uygun alıcıya nakil edilir. Kişilerin bir bedel karşılığı organlarını vermeleri 2238 sayılı yasaya göre yasaktır.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, organ bağışını insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak tanımlanmıştır. 6.3.1980 tarih 396 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir. Diğer islam ülkelerinde de ve bütün büyük dinlerde de benzer kararlar mevcuttur. Kur’an-ı Kerim’de de (Maide Suresi, Ayet 32) ” KİM BİR KİMSEYE HAYAT VERİRSE, O SANKİ BÜTÜN İNSANLARA HAYAT VERMİŞÇESİNE SEVAP KAZANIR ” beyan olunmuştur.

Sağlık sorunları nedeniyle organlarının bir işe yaramıyacağına dair yanlış bir inanış vardır.Yaş yüksek veya süregelen sağlık sorunları bile olsa organlardan bazıları uygun alıcılara nakledilebilir. Mesela 70 yaşında bir insanın karaciğeri gayet normal bir şekilde çalışıyor olabilir.

Organ alımı, ameliyathane koşullarında uzman bir hekim ekibi tarafından gerçekleştirilir. İlgili organ, alıcıya nakledilene kadar saklanır. Organ alındıktan sonra, kadavranın yani insan cesedinin bakımı uygun ve saygın bir şekilde yapılır. Cesedin vücut bütünlüğü korunur. Dış görünümde ameliyat izi dışında herhangi bir bozukluk oluşmaz.

Karaciğer nakledilen ve 20 seneyi dolduran hastaların olduğunu biliyoruz. Bunlar bekardılar, evlendiler, çocukları oldu, iş sahibi oldular. Benzer örnekler diğer organ nakilleri içinde çoğaltılabilir. Organ nakli ileri dönemdeki kalp, karaciğer ve böbrek hastaları için iyi bir tedavi yöntemidir.

Organ nakli hemodiyaliz tedavisinden, diğer ileri karaciğer ve kalp hastalıkları tedavilerinden çok daha ucuzdur. O halde organ nakli ve organ bağışı ülkemiz için hem sağlık yönünden, hem de ekonomik yönden önemli bir katkıdır.

18 veya üstünde bir yaşta olup akli dengesi yerinde olan herkes, Sağlık Müdürlükleri veya hastanelere başvurarak, beklenmedik ölümleri halinde organlarını bağışladığına dair bir belgeyi iki tanık önünde doldurup, doku ve organ bağış belgesi alabilir. Ayrıca organ bağışınızı yakınlarınıza da vasiyet etmenizi tavsiye ediyoruz. Cebinizden kart bile çıksa, yakınlarınızın o acılı anda böyle bir şeye karşı çıkarsa, biz organları alamayız. Vefat edenin henüz bilinçliyken organ bağışına yönelik olumlu bir açıklaması olmaması halinde, onun yerine akrabalarının organ bağışı konusunda karar vermeleri istenmektedir. Vefat edenin, organ bağışına yönelik yazılı rızası bulunması durumunda, akrabalarına bu konu hakkında bilgi verilebilir.

Ne yazık ki insan ancak organ alıcısı durumuna gelince organ bağışının önemini fark edebiliyor. Herkes organ bağışında bulunmalı, yakınlarını bu konuda bilinçlendirmeli ve ancak bu sayede ihtiyacı olduğunda organ bulabileceğini bilmelidir.

Bir çok hasta bağışlanmış bir organ için beklerken ölmektedir. Bağışlanmış bir organ, başarılı bir nakilden sonra, gerçek bir yaşam armağanıdır.’’ SİZ, BİR YAŞAM ARMAĞAN ETMEKTESİNİZ’’

Şimdi sen SU olduğunu düşün.

Su kadar özel,

Su kadar faydalı

Su gibi hayat kaynağı olduğunu düşün.

İnanıyorum ki gerçekten de öylesin.

 

Unutmayın… Bağışlanan Her Organ Devam Edecek Bir Yaşam Demektir…